Otonom sürüş seviyeleri, bir aracın sürüş görevinin ne kadarını kendi başına üstlenebildiğini gösteren altı basamaklı bir sınıflandırmadır. Seviye 0 hiçbir otomasyonun olmadığı, Seviye 5 ise aracın her koşulda sürücüsüz gidebildiği noktayı anlatır. Bu ölçek, mühendislik kuruluşu SAE International tarafından tanımlanmıştır ve otomotiv dünyasında ortak dil olarak kullanılır. En önemli ayrım Seviye 2 ile Seviye 3 arasındadır: ilkinde yolu izleme sorumluluğu sürücüdedir, ikincisinde belirli koşullarda sisteme geçer.
Seviyeler Neye Göre Belirlenir?
Sınıflandırma üç soruya dayanır: Direksiyonu ve hızı kim kontrol ediyor? Çevreyi kim izliyor? Sistem işin içinden çıkamadığında devreye kim giriyor? Bu soruların yanıtı insandan makineye doğru kaydıkça seviye yükselir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, seviyenin aracın donanımına değil, belirli bir özelliğin o anda ne yaptığına göre tanımlanmasıdır. Aynı otomobil şehir içinde Seviye 1, otoyolda Seviye 2 düzeyinde çalışabilir.
Seviye 0, 1 ve 2: Sürücü Her Zaman Sorumlu
Seviye 0: Otomasyon yok
Sürüşün tamamı sürücüdedir. Araçta çarpışma uyarısı veya acil frenleme gibi anlık müdahale eden güvenlik sistemleri bulunabilir; ancak bunlar sürekli bir sürüş desteği sunmadığı için seviyeyi değiştirmez.
Seviye 1: Sürücü desteği
Sistem ya direksiyona ya da hıza yardımcı olur, ikisine birden değil. Öndeki araca göre mesafeyi koruyan adaptif hız sabitleyici veya tek başına çalışan şeritte tutma desteği bu basamağın tipik örnekleridir.
Seviye 2: Kısmi otomasyon
Araç direksiyon ile hızlanma ve frenlemeyi aynı anda yönetebilir. Yine de sürücünün gözü yolda olmalı ve her an müdahaleye hazır beklemelidir. Bugün satılan otomobillerdeki gelişmiş sürüş asistanlarının büyük bölümü bu basamaktadır. Bu sistemlerin nasıl çalıştığını ADAS ve sürüş destek sistemleri yazımızda ayrıntılı biçimde ele aldık.
Seviye 3: Koşullu Otomasyon
Seviye 3 ile birlikte çevreyi izleme görevi, tanımlı koşullar altında sisteme geçer. Örneğin yoğun otoyol trafiğinde düşük hızda ilerlerken araç sürüşü tümüyle üstlenebilir ve sürücü gözünü yoldan ayırabilir. Ancak sistem devralma çağrısı yaptığında sürücünün makul bir süre içinde kontrolü geri alması gerekir. Bu nedenle sürücü koltuğunda uyumak veya koltuğu terk etmek söz konusu değildir.
Seviye 3 sistemler yalnızca birkaç üreticinin belirli modellerinde ve yalnızca yasal izin verilen ülkelerde, sınırlı koşullarla kullanılabilmektedir. Sorumluluğun kime ait olacağı sorusu, bu basamağın yaygınlaşmasını teknoloji kadar belirleyen bir konudur.
Seviye 4: Yüksek Otomasyon
Seviye 4 araç, tanımlı çalışma alanının içinde sürücüye hiç ihtiyaç duymaz. Bir sorun çıktığında insanı beklemek yerine kendisi güvenli biçimde durabilir. Buradaki kısıt coğrafya ve koşullardır: sistem yalnızca haritalanmış belirli bölgelerde, belirli hava ve yol şartlarında çalışır. Bazı şehirlerde hizmet veren sürücüsüz taksi uygulamaları bu basamağın en bilinen örneğidir. Bu araçların şehir hayatını nasıl etkileyebileceğine otonom araçlar ve geleceğin şehir içi ulaşımı yazısında değindik.
Seviye 5: Tam Otomasyon
Son basamakta araç, bir insanın sürebileceği her yolda ve her koşulda kendi başına gidebilir. Direksiyon ve pedal bulunması bile gerekmez. Seviye 5 bugün için bir hedeftir; seri üretimde böyle bir araç bulunmuyor. Karlı bir köy yolu, işaretsiz bir kavşak veya beklenmedik bir yol çalışması gibi sayısız durumu güvenle çözmek, sınırlı bir alanda çalışmaktan çok daha zor bir problemdir.
Araçlar Çevreyi Nasıl Algılar?
Seviye yükseldikçe aracın çevresini kesintisiz ve yedekli biçimde algılaması gerekir. Bunun için farklı sensörler birlikte kullanılır:
- Kamera: Şerit çizgilerini, trafik işaretlerini ve ışıkları tanır.
- Radar: Nesnelerin mesafesini ve hızını ölçer, yağmur ve siste de çalışmayı sürdürür.
- Lidar: Lazer darbeleriyle çevrenin üç boyutlu haritasını çıkarır.
- Ultrasonik sensör: Park manevraları gibi yakın mesafe algılamada kullanılır.
Üreticiler bu sensörlerin hangilerini kullanacağı konusunda farklı yollar izler. Verileri yorumlayan yazılım ve işlem gücü de en az sensörler kadar belirleyicidir.
Araç Alırken Seviyeler Ne İfade Eder?
Pazarlama adları yanıltıcı olabilir. İçinde otomatik veya otonom çağrışımı yapan bir isim taşıyan sistem, çoğu zaman Seviye 2 düzeyinde bir sürüş asistanıdır. Satın almadan önce şu noktalara bakmak işe yarar:
- Sistem hangi yollarda ve hangi hız aralığında çalışıyor?
- Eller direksiyondan ayrılabiliyor mu, sürücü dikkati nasıl denetleniyor?
- Özellik Türkiye’de etkin mi, yoksa yalnızca belirli pazarlarda mı sunuluyor?
- Donanım standart mı, isteğe bağlı paketle mi geliyor?
Elektrikli bir model değerlendiriyorsanız sürüş asistanlarının yanında menzil ve şarj gibi başlıkları da elektrikli araç alırken dikkat edilmesi gerekenler rehberimizden inceleyebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Bugün satılan otomobiller hangi seviyede?
Yaygın olarak satılan otomobillerdeki sürüş asistanları Seviye 1 veya Seviye 2 düzeyindedir. Seviye 3 az sayıda modelde, belirli ülkelerde ve sınırlı koşullarda sunulmaktadır.
Seviye 2 bir araçta eller direksiyondan çekilebilir mi?
Bazı sistemler belirli yollarda eller serbest sürüşe izin verir, ancak bu durum seviyeyi değiştirmez. Sürücü yolu izlemek ve anında müdahale etmek zorundadır; sorumluluk sürücüdedir.
Seviye 2+ diye bir basamak var mı?
Resmî sınıflandırmada böyle bir ara basamak yoktur. Bu ifade, sektörde gelişmiş Seviye 2 sistemleri anlatmak için kullanılan gayriresmî bir adlandırmadır.
Tam otonom araçlar ne zaman yaygınlaşır?
Kesin bir tarih vermek mümkün değil. Teknolojinin olgunlaşması kadar mevzuat, sigorta ve altyapı gibi konuların da çözülmesi gerekiyor.
Kısaca
Otonom sürüş seviyeleri, sürüş görevinin insan ile araç arasında nasıl paylaşıldığını gösterir. Seviye 0-2 arasında sorumluluk tümüyle sürücüdedir, Seviye 3’ten itibaren belirli koşullarda sisteme geçer. Bugün yollardaki araçların çoğu Seviye 2 düzeyindedir; bu yüzden sistem ne kadar yetenekli görünürse görünsün dikkatinizi yoldan ayırmamanız gerekir.
