Modern savaş stratejilerinde “erken tespit edilen tehdit, bertaraf edilmiş tehdittir” prensibi esastır. Türkiye, hava sahasının güvenliğini sağlamak ve olası saldırıları henüz sınır ötesindeyken fark etmek amacıyla geliştirdiği yerli radar sistemleriyle dünyada bu alanda söz sahibi ülkelerden biri konumuna gelmiştir. ASELSAN tarafından geliştirilen ve “Çelik Kubbe”nin en önemli duyargalarından biri olan ERALP (Taşınabilir Erken İhbar Radar Sistemi), Türkiye’nin balistik füzelerden en küçük İHA’lara kadar her türlü hava unsurunu yüzlerce kilometre öteden tespit edebilmesini sağlamaktadır.
AESA Teknolojisi ve Dijital Gözetleme Kabiliyeti
Türkiye’nin radar teknolojisindeki en büyük devrimi, AESA (Aktif Elektronik Taramalı Dizi) radar sistemlerine geçiş yapmasıdır. Geleneksel radarların aksine, AESA radarları hareketli parçaya ihtiyaç duymadan elektronik olarak sinyal yönlendirebilir ve aynı anda yüzlerce farklı hedefi takip edebilir. Sadece kara konuşlu sistemlerde değil, Milli Muharip Uçak KAAN ve AKINCI TİHA gibi platformlarda da kullanılacak olan bu teknoloji, ordumuza muazzam bir elektronik üstünlük kazandırmaktadır. Radar sistemlerindeki yeni menzil rekorları, yazılım güncellemeleri ve ordu envanterine giriş haberlerini savunma sanayi haberleri sayfalarından düzenli olarak takip edebilirsiniz. Bu sistemler, “Mavi Vatan” ve “Gök Vatan” üzerindeki her türlü hareketliliği anlık olarak harekat merkezlerine iletmektedir.
Veri Yönetimi ve Komuta Kontrol Hiyerarşisi
Radarlardan gelen veriler, tek başına sadece birer sinyaldir; bu verilerin anlamlı bir istihbarata dönüşmesi ise Türk Silahlı Kuvvetleri’nin disiplinli komuta yapısı sayesinde gerçekleşir. Radar operatörleri, analizciler ve hava savunma komutanları arasındaki iletişim, asker rütbeleri hiyerarşisine göre düzenlenen sıkı protokollerle yürütülür. Tespit edilen bir iz’in “dost” mu yoksa “düşman” mı olduğu kararı, saniyeler içinde rütbeli personelin tecrübesi ve sistemin sunduğu dijital verilerle netleşir. Bu hiyerarşik yapı, yanlış alarmların önüne geçerken gerçek tehditlere karşı en hızlı müdahalenin yapılmasını sağlar. Radar başında nöbet tutan her bir personel, milli savunma zincirinin kopmaz ve en dikkatli halkasını temsil eder.
Küresel Savunma Pazarında Türk Radarlarının Yeri
Günümüzde radar teknolojisi, sadece bir savunma aracı değil, aynı zamanda çok yüksek katma değerli bir ihracat kalemidir. Türkiye, NATO standartlarına tam uyumlu ve gelişmiş elektronik harp korumasına sahip radarlarıyla uluslararası pazarda güçlü bir oyuncu haline gelmiştir. Uluslararası askeri yayınlarda ve savunma sanayi gündemi değerlendirmelerinde, Türk radarlarının özellikle stealth (düşük radar kesit alanına sahip) hedefleri tespit etme başarısı sıkça vurgulanmaktadır. Gelecekte kuantum radar teknolojileri ve yapay zeka destekli iz takibi sistemlerinin de devreye girmesiyle Türkiye, gökyüzünü en iyi izleyen ve en hızlı tepki veren ülkelerden biri olmaya devam edecektir.
